Bir müslüman kız, okula devam etmek için başını açabilir mi?

FETVA KÖŞESİ

07-06-2013

Sual: Bir müslüman kız, okula devam etmek için başını açabilir mi?


Cevab:
Devam edemez! Çünkü okula devam etmesi olsa olsa farz-ı kifayedir. (Günümüzde olmaz ya! Çünkü devam eden çok!..)

Başını açması ise haramdır. Haramı işleme tehlikesi karşısında artık her şey durur. Bazı haller müstesna. Fakat bu mesele müstesnalara girmez.

 

Sual: Bir müslüman, müslüman olmayan bir kişiden ve müslüman olmayan bir devletten ilim tahsili yapabilir mi veya meslek öğrenebilir mi?


Cevab:
Şahsından ve Islam?dan taviz vermemek kaydıyla öğrenebilir, caizdir.

 

Sual: Sayın Hocam! Bir kadın 12 ilim yapmış ve icazetini de almış. Bu kadın halife, yani devlet reisi olabilir mi?

Cevap: Bir kadından halife, yani devlet reisi olmaz! Şöyle ki, imametin şartlarından bir tanesi de erkek olmaktır. Imamete ehil olmanın şartlarını sıralarken bu şartlardan biri de erkek olmasıdır. (Hilâfet ve Halife, Ömer Nesefi, Taftazani?ye bakınız!)


Bir hadis-i şerif?te ?Işlerinin başına kadınları geçiren toplumlar asla iflah olamaz!? buyurulmuştur.

Not: Kadınlardan ne Peygamber, ne de devlet reisi olur. Ancak kadınlar, peygamberleri ve devleti reislerini doğuran ve aynı zamanda en güzel terbiye eden aile müessesesinin mürebbisidir.

 

Sual: Sayın Hocam! Bir kimse tağutu red, Tevhid?e evet demiş, fakat Halife'ye bey?at etmemiş. Bu kişinin kestiği yenir mi?


Cevap:
Tağutu red, Tevhid?e evet, imanın şartıdır. (Bakara, 256)

Bir kimse tağutu red, Tevhid?e evet demişse müslümandır.

Böyle bir müslümandan, Fetih Suresi'nin 10. ayetinde buyurulduğu gibi, Rabb?imiz bizden bey?at istemekte, emir ve tavsiye etmektedir. Hem öyle ki, bir saat bile geciktirmesi caiz değildir!


Bey?atsız ölenler cahiliye ölümüyle ölürler. Hal böyle olunca bütün bu şartlar müvacehesinde biz Hilâfet Devleti mensupları olarak bey?atsızların kestiğini yemiyoruz.

 

 

Sual: Bir kadın beraberinde kocası veya mahremlerinden biri bulunmazsa hacca gidebilir mi?

Cevap: Hayır, gidemez! Bir kadının hacca gidebilmesi için yanında ya kocası ya da kendisiyle hiç bir zaman evlenmeleri caiz olmayan, akraba ve hısımlarından biri bulunacaktır.

Beraberinde kocası veya mahrem akrabalarından biri gitmezse, zengin dahi olsa o kadına hacc farz değildir. Eğer giderse günahkâr olur, tahrimen mekruh olur, kaş yapayım derken göz çıkarmış olur.

Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurur:

?Allah?a (c.c.) ve âhiret gününe iman eden bir kadının, üç günlük veya daha fazla bir yolculuğa çıkması helal olmaz. Ancak; beraberinde babası, kardeşi, kocası, oğlu veya mahremlerinden biri bulunursa, işte o zaman (böyle bir) yolculuk yapması kendisine helal olur.? (Buhari, Müslim, El-Hacc)

 

Sual: Bir kadının, kendisiyle birlikte hacca giden mahreminin yol masrafını vermesi gerekir mi?


Cevap:
Evet! Mahremi, sırf kadın hacca gidebilsin diye gidiyorsa, o zaman tabii bu mahreminin gidiş ve geliş bütün masrafını kadın karşılayacaktır.

 

Sual: Bir müslüman şöyle yemin etse: ?Şart olsun, ben bu kapıdan girersem? (bu yemin kendi kapısında yapılıyor) ve zaman geçtikten sonra yapmış olduğu yeminin, yani o kapıdan girmenin dinen hiç bir sakıncası olmadığı anlaşılsa ve o kapıdan kendi caiz olduğunu öğrendikten sonra içeri girse, önceden yapılan şartlı yeminin bir hükmü kalır mı?


Cevap:
Dilimizde ?Şart olsun? demek "Karım boş olsun" demektir. Herhalde bu manada söylenmiştir. Zamanın geçmesiyle yemin kalkmaz. Zaman sonra o kapıdan içeri girerse iki veya üç veyahut üçten dokuza demek suretiyle söylemiş ise iki talak veya üç talak vaki olur. Hiç sayı dememiş ise bir ric?i talak vaki olmuş olur. Yani zamanın geçmesiyle yeminin hükmü kalkmaz.

 

Sual: Bir kimse kendi malından ölmüş birisine kurban kesip etinden yiyebilir mi?


Cevap:
Bir kimse, kendi malından alıp sevabını bir müteveffaya bağışlamak üzere bayram günü kestiği kurban etinden yiyebilir. Başkalarına da verebilir. Muhtar olan budur!

Diğer Yazıları