Bu cemaat Hilâfet müessesesini inşaallah dünya hâkimiyyetine taşıyacaktır!

Cemaleddin Hocaoğlu (Kaplan) Rahmetullâhi Aleyh

07-06-2013

Hicrî 1410?a tekabül eden miladî 1989 tarihinde Köln Sporthalle?de 1410 Hicrî Yılbaşı Toplantısı?nda Tekbir?lerin getirilişine ve ?Islamî devlet kurulacak elbet!? nidalarına karşılık Merhum Halife?miz Cemaleddin Hoca şöyle demişti: ?Inşaallah bu temennileriniz, bu şiarlarınız, bu Tekbir?leriniz herhalde sizi devlete, bir devletin kurulmasına götürecektir! Bu cemaat öz bir cemaattır. Kadınıyla-erkeğiyle, genciyle-ihtiyarıyla bu cemaat çekirdek bir cemaattır.

 Toprağa atılmış, havasını-suyunu almış, toprağın yüzüne çıkmış, semaya doğru yükseliyor. Etrafa doğru dal-budak saracak. Allah?ın bağında-bahçesinde insanlara hem gölgelik olacak, hem çiçek verecek, hem de meyve verecektir. Tavizsiz bir cemaattır! Bütün bir dünya bunu böyle bilsin!?

Merhum cennetmekân âdil Halife?miz şöyle devam ediyordu:


?Bu mikrofondan dünya insanlığına sesleniyorum. Bu cemaat Mekke cemaatına benzer, Resulullah?ın ashabına benzer. Anadolu cemaatıyla birleşecek, Islam?ın devletine zemin olacaktır. Medine devletini örnek alacak, Hilâfet müessesesini kurup dünya hâkimiyyetine doğru kanat açacaktır. Ilahî sistemini kurup, tağutî sistemleri, küfür ve kâfir sistemlerini, put ve putperest sistemlerini bir bir tarihin çöplüğüne atacaktır.?


Ve devamla şöyle bir dua irad buyurdular:

?Ya Rabb?i! Bizi mahçup etme, vaadini gerçekleştir! Ya Rabb?i! Kitab?ında vadin sarihtir ve kesindir! ?Senin dinine kim yardım ederse sen de ona yardım edeceksin!? şeklindeki vaadini yerine getir Ya Rabb?i! Bu cemaat kıtalini, cidalini, cihadını verecek, dünyada fitne kalmıyacak, din, hâkimiyyet ve kanun yanlız Allah?ın olacaktır! Böyle bir devlet, bu vasıftaki devlet, sizin elinizle Allah?ın yardımı ile kurulacak olan bu devlet, ne Anadolu topraklarına sığacak, ne de ay-yıldız bayrağı ile temsil edilecektir.

Onun vatanı dünya, bayrağı da ?La ilahe illallah? yani Kelime-i Tevhid bayrağıdır, Hz. Muhammed?e ümmet olma bayrağıdır. Milleti ise sadece Türkçe konuşan Türkler değil, birer Tevhid bağıyla, Islam ve iman bağıyla birbirlerine bağlanan ve kenetlenen Türkler?dir, Kürtler?dir, Araplar?dır, Farslar?dır, Avrupalılar?dır, Amirikalılar?dır, Ruslar?dır ve nihayet herhangi bir dili konuşan ve aynı zamanda müslüman olan, nereli olursa olsun milletlerdir ve soylardır!

Bir Osman Gazi çıkacak:

Bir Osman Gazi çıkıp Anadolu beyliklerini bir bayrak altında toplayıp bir Islam Imparatorluğu kurduğu gibi, bu çıkacak Osman Gazi de yukarıda isimlerini saydığım, dilleri, renkleri, yerleri ve yurtları ne olursa olsun bu müslümanları, bu mü?minleri gönülleri Islam?ın devletinin hasretiyle çarpan, heyecanını yaşayan bu milletleri Tevhid bayrağının altında toplayacak ve istenilen vasıftaki devleti kuracaktır. Allah neye kadir değil ki? Belki Islam?ın düşmanları, Islam?ın içindeki münafıklar buna gülecekler, alaya alacaklar, ama onlar güle dursunlar, Allah vaadini yerine getirecek ve nurunu tamamlayacaktır. Peygamber (s.a.v.)

 Medine?de ve düşmanın taarruzu bekleniyor, savaş hazırlığı yapılacak . Savaş Medine dışında mı yapılacak, içinde mi yapılacak? Müzakere neticesinde müdafaa şeklinde olacak, şehrin etrafına hendek kazılacak. Kazmalar-kürekler hazırlanmış, Allah?ın Resulü Hz. Muhammed herkese kazacağı payı vermiş, kendisine de bir pay ayırmış, bir amele gibi, bir işçi gibi çalışıyor. Bir yerde bir sahabenin hissesinde, payında toprağın altında kırılması, devrilmesi, kaldırılması zor olan bir kaya çıktı. Kimse deviremiyor ve kimse parçalayamıyordu. Peygamber?e haber verildi ve O geldi.

Balyozu eline aldı, ?Bismillah? deyip bolyozu taşa, kayaya indirdi. O büyük kayadan bir parça koptu ve bir kıvılcım da etrafı aydınlattı. Şimşek gibi çaktı. Peygamber ?Allahü Ekber! Ben Şam?ın saraylarını görüyorum!? dedi. Bir daha indirdi, yine bir parça koptu ve bir kıvılcım daha etrafa yayıldı. ?Ben, Yemen?in köşk ve bağlarını görüyorum!? dedi. Bir daha indirince taşlar parçalandı ve büyük bir kıvılcım meydana geldi. Allah?ın Resulü bu sefer de ?Allahü Ekber? dedikten sonra ?Ben, Kisra?nın saraylarını görüyorum!? diye söyledi. Hendeği kazanlar içerisinde içi dışına, dışı içine uymayan münafıklar vardı.

Peygamber?in bu sözüne karşılık bunlar, bir bir yüzlerine bakarak alay ettiler. ?Bu adam ne diyor dediler, biz düşmandan korktuğumuzdan dolayı Medine?nin etrafına hendek kazıyoruz. Bu durumda bu gelmiş bize Şam?ın köşklerini, Yemen?in saraylarını, Kisra?nın saraylarını vaad ediyor!? dediler ve kendi aralarında gülüştüler.

Münafıklara kader söylüyor ve diyordu ki: Esas gülünç sizlersiniz, acınacak haliniz var, Peygamber?in söylediği doğrudur, o vaad yerini gelecektir! Ve siz de rezil-kepaze olacaksınız.


Evet bizim bu laflarımıza Anadolu topraklarına sığmayan ve ay-yıldızlı bayrakla temsili mümkün olmayan böyle bir devlet kurulacak dememiz elbette bazı çevreler tarafından yadırganacak ve alayla karşılanacaktır. Onlar alay ededursunlar, Allah vaadini yerine getirecektir. Yeter ki, siz o çekirdek cemaat olmaya layık olun. Ve inşaallah layıksınız. Bu yol Allah rızasına ve cennetine giden yoldur.

Islam davasının dünyaya hâkim olmasına, Kur?an?ın anayasa, Şeriat?ın hayata hâkim olmasına götüren bir yoldur!..?
Işte yüzü nurlu, anlı ak Merhum Halife?miz Cemaleddin Hoca?nın  söylediği ibretli bu sözleri bir-bir, safha-safha yerine geldi.


Bir Osman Gazi çıkacağına da işaret ettiği gibi kendisi de tıpki, Osman Gazi gibi ortaya çıkarak, Ümmet-i Muhammed?in gözyaşlarına son vermek, bunca yıldır çektikleri feryadlarına kulak vererek ve yerlerde sürünen, hor ve hakir görülen Şeriat-ı Muhammediyye?yi ayağa kaldırıp yeniden söz sahibi yapmak için kolları sıvadı ve ?Tüm Islamî Kuruluşları Birliğe Davet? etti. Ama kulak veren olmadı. Duymamazlıktan geldiler, alaylı bir eda ile karşıladılar.

Zaten kendileri de bu işe layık değildi. Çünkü bir kısmı partici, bir kısmı da tavizci idi. Dolayısıyla bunlar birer zalim kuruluş idiler. Zalimler ise Kur?an?ın beyanıyla, Allah?ın ahdine nail olamazlar. O halde devlet kurma işi yine bu cemaata kaldı! Çünkü bu cemaatın ne tavizi var, ne de partisi! Her şeyi Şeriat?a bağlı, fetvaya dayanmakta! Ve Allah bu topluluklar içerisinden bu cemaatı seçerek, tercih ederek bu cemaatın eliyle önce ?Anadolu Federe Islam Devleti?nin ilan ve ihyasını bu hak cemaate, Peygamber cemaatı olan bu cemaate nasib etti.


Bu nimete, devlet nimetine şükrettik, dua ve niyazda bulunduk. Şükredişimizin neticesi olarak Allah, Peygamber mirası olan ve Merhum Halife?mizin işaretini verdiği ?Hilâfet-i Islamiyye?nin yani evrensel Hilâfet Devleti?ni ihyasını, bütün bir dünyanın gözleri önünde, Avrupa?nın göbeğinde bin geceden daha hayırlı olan Kadir gecesinde bizlere nasib ve müyesser kıldı. Elhamdülillah şu anda devletiz, üstelik Hilâfet Devleti?yiz. Kim ne derse desin, Allah?ın indinde devletiz, Hz. Muhammed katında devletiz, sahabenin ve ecdadımızın yanında devletiz. Ve nihayet Ümmet-i Muhammed?in ve Hilâfet?in ve


Halife?nin şuuruna varmış gerçek müslümanların yanında devletiz! Yazımızı Merhum Bediüzzaman Said Nursi?nin şu sözü ile noktalarken, tüm müslümanları bu mevzu ile düşünmeye davet ediyorum:

?Mehdiy-i Âl-i Resul?ün temsil ettiği kudsî cemaatının şahsî manevisinin üç vazifesi var. Onun o vazifeleri, onun cemiyeti ve seyyitler cemaatı yaşıyacağını rahmet-i ilahiyye?den bekliyoruz. Onun üç büyük vazifesi olacak. Ikincisi ve önemlisi ise; Hilâfet-i Muhammediye (s.a.v.) ünvanı ile Şeair-i Islamiyye?yi ihya etmektir. Âlem-i Islam?ın vahdetini, noktay-ı istinad edip beşeriyyeti maddî ve manevî tehlikelerden ve gadab-ı ilahiye?den kurtarmaktır!?

Bakınız Yüce Rabbimiz Kur?an?ında şöyle ferman buyuruyor:,
?Ey iman edenler, eğer siz Allah?a (onun dinine) yardım ederseniz (Allah da) size yadım eder; ayaklarınızı (hakkı koruma ve devlet yapma yolunda) sabit kılar!? (Muhammed, 7)


?Ağızlarıyla Allah?ın nurunu söndürmek istiyorlar. (Onun hâkimiyyetinin yeryüzüne yayılmasına mani olmak isterler.) Halbuki kâfirler istemeseler de Allah, nurunu tamamlayacaktır!? (Saff, 8)

 

 

 

 

Diğer Yazıları