MÜSLÜMAN KIZLAR BAŞLARINI AÇARAK OKULA DEVAM EDEBILIRLER MI?

Cemaleddin Hocaoğlu (Kaplan) Rahmetullâhi Aleyh

07-06-2013

?Muhterem Cemaleddin Hoca?mız!


Selam ve hürmetlerimizi arz ettikten sonra; aşağıda beş madde halinde sıraladığımız suallerin

 ?Islam? yönünden fetva mahiyetinde cevaplandırmanızı yine ?Islam? namına sizden yazılı

olarak istiyoruz.

M. K. ?Adres

 

Imam-Hatip liselerinde ve üniversitelerde okuyan kız

öğrencilerin başlarını açmaları mecbur edildiğine göre;

1- Bu kız öğrencilerin derslerine devam etmeleri için başlarını

açmaları caiz midir? Ve bu, ?Zaruretler karşısında haramlar

mübah olur!? hükmüne girer mi?

2- Başları ve saçları açık olan bu kız öğrencilere, erkek

öğretmenlerin bakmaları, hatta sınıflarına girip ders vermeleri

caiz olur mu?

3- Şayet caiz değilse; okul idareleri de, yani müdürler ve

yardımcıları da işlenen bu haramdan sorumlu mudurlar?

4- Başları açık olarak, kızlarının sınıflarına girmelerine müsaade

eden ana ve babalar da daha doğrusu veliler de günahkâr olurlar

mı?

5- Müslüman olduklarını iddia ettikleri halde, başörtüsünü hor

görenler, beğenmeyenler, okulun ahengini bozuyor diye yasak

koyanlar ve bu yasağa karşı çıkanlara savaş açanlar, dine karşı,

Allah?ın emrine karşı ve nihayet Allah?a karşı savaş açıyor

olmuyorlar mı? Dolayısıyla bunlar kâfir olmazlar mı??

Muhterem kardeşim!

Bilmukabele selamdan sonra; sorduğunuz suallerin muhatabı,

resmiyette her ne kadar Diyanet Işleri Başkanlığı Yüksek Din

Kurulu ise de, hakikatte o mevzuda söz sahibi olan her

müslümandır.

Bu itibarla, suallerinizi cevaplandırmak

mesuliyetlerimiz arasındadır. Yoksa, ahirette ağızlarına ateşten

gem vurulanlardan oluruz. Biz fetvalarını verelim de hatalı olan

taraflar olursa, resmî makamlardakiler buyursun, tashih etsinler!..

Cevaplar:

1- Okullarına devam edebilmeleri için, kızların başlarını

açmaları caiz değildir, günahtır, haramdır! Bu mesele ?Zarûret?

kaidesine de girmez. Gerçi, erkek-kadın her müslümana, üzerine

düşen vecibeleri öğrenmesi, bilmesi farzdır ve farz-ı ayn?dır.

Ancak, okullarda öğrenmeleri farz olsa dahi, yine de okula

gidemezler. Çünkü başlarını açmaları haramdır! ?Farzla haram

çatıştığında haramı işlemek, değil, farzı terk etmek tercih

edilir!? kaidesi vardır.

 Sonra bu hüküm, şuraya veya buraya

mahsus değil, her yere ve her zamana şâmildir. (Ibn-i Abidin, c.

1, s. 143-144 ve 313; Ö. Nasuhi Bilmen, Büyük Islam Ilmihali,

Her müslüman için tâlim ve..., 13. fıkra)

2- Bir kadının veya baliğa olan bir kızın açık olan başına ve

saçına, mahrem olmayan bir erkeğin bakması caiz değildir,

günahtır, haramdır! Bu erkek, ister öğretmen olsun, ister başkası

olsun, hüküm değişmez.

Islam, bir istisna hükmü getirmemiştir.

Kötü niyyetle (şehvetle) baksın, iyi niyyetle (şehvetsiz) baksın,

yine hüküm değişmez, mutlaka haramdır! Ancak, kadın doktor

yoksa, doktor ile iğneci istisna edilmiştir. O da zaruret miktarı

kadar. Doktor da iğneci de o miktardan fazlasına bakamaz, günah

olur, haram olur.

Binaenaleyh, Imam-Hatip okullarında dahi, bir erkek

öğretmenin, başları açık kız öğrencilerin derslerine girmeleri caiz

değildir, haramdır.

Hem de musluktan akan su gibi, her an için

bu haram o kızların günah defterlerine, hem de öğretmenlerin

günah defterlerine yazılır. Çünkü nehiyler (yasaklar), ?Usul-i Fıkıh

kaidelerine göre, daima terk edilmeleri gereken

meselelerdendir... ? (Mülteka, Ibn-i Abidin, Kitab?ül-Keraha: Finazar...)

3- Okul idaresi de, yani müdür ve müdür yardımcıları da

okullarında cereyan eden bu günahlardan, irtikâb edilen bu

haramdan elbette mesuldürler.

Çünkü, haya perdesini alt-üst

eden ve namusa indirilen bu darbe yazısını öğretmenlere de

öğrencilere de tebliğ eden ve o namus düşmanı yazıya uyulup

uyulmadığını kontrol eden, başlarını açmayanları okula

sokmayan ve bu sebeple o korkunç emre iştirak edip şerre alet

olan kimselerdir. Çünkü bu hareketleri Islam?ın, ?Allah?a isyan

hususunda mahluka itaat olmaz!? kaidesine aykırıdır.

Yani bir müslüman, Allah?ın emrini terk edip de kendi gibi bir mahlukun

emrine uyamaz. Uyarsa kula kul olmuş, kulu kendisine ?Rabb?

edinmiş olur. (Tevbe, 31, Hakk Dini Kur?an Dili Tefsiri)

Ayrıca, bu idarecler hizmetten ve zaruretten bahsederek

kendilerini temize çıkaramazlar.

Çünkü, Allah?a karşı savaş ilan etmekten ibaret olan o emri, kabul etmedikleri ve yerine getirmedikleri taktirde hayatları tehlikeye düşmeyecektir; ya hapsedilecekler, ya sürülecekler,
ya da istifaya mecbur edileceklerdir. Ve bu, aynı zamanda

 bir tavizdir.

Siz, bize dokunmayın, biz sizin her istediğinizi yaparız. Yeter ki, bizim

maaşımız kesilmesin, rahatımız bozulmasın. Halbuki Islam?da

tavize asla cevaz yoktur! (Isra, 73-75; Muhammed, 22)

4- Başları açık olarak kızlarının sınıflara girmelerine müsaade

eden ana ve babalar, hatta veliler de elbette bu haramlara

katılırlar, kızlarının aldıkları günahlar kadar günahlar yüklenirler.

Çünkü bunlar da ?Emr-i mâruf ve nehy-i münker? vecibesinin

hiç olmazsa asgari olan, namusa indirilen bu darbeye karşı nefret

duymaları, buğzetmeleri ve namusa hürmeti bilmeyen bir

okuldan,

bir eğitim sisteminden kızlarını çekmeli idiler. Veyahut

da tüm güçleriyle, hiç taviz vermeden baskı rejimine karşı

direnmelidirler.

5- Allah?ın emri olan başörtüsünü hor görenler, başörtüsü

okulun ahengini bozuyor diyenler, üstelik ona yasak koyanlar

ve nihayet o yasağa karşı çıkanlara savaş açanlar, dinlerini ve

imanlarını da tehlikeye düşürmüşlerdir. Yüzbinlerce, ?Biz de

müslümanız!? deseler de artık Islam?la, Islam diniyle bir alakaları

kalmaz; kâfir olmuşlar.

Çünkü, Islam?ın tek meselesini dahi, hatta

bir sünnet?ini dahi hor gören, beğenmeyen, güzel kabul etmeyen

kâfir olur. Islam?ın her meselesi, her hükmü hoştur, isabetlidir,

güzeldir.

Bir müslüman, müslüman kalabilmesi için böyle bilecek,

böyle inanacak ve buna göre hüküm ve kararını verecektir.

Verecektir ki, Allah?a cehil, hata veya yalan isnad etmiş olmasın.

Cenab-ı Hakk, Maide suresi?nin 50. ayetinde, ?Allah?tan daha

güzel hüküm koyan kim vardır?? diye bildirmektedir.

(Mecme?ül-Enhûr; c. 1, sf. 529-532; Maide, 44-47, 47;

Mücadele, 5; Hac, 41; Muhammed, 22-25)

Diğer Yazıları